|
MİHALGAZİ(GÜMELE)
İlçenin ismi nereden gelmektedir. Köse- Mihal kimdir?
Osmanlı Devletine büyük hizmetleri olan ve Mihallı
akıncıları diye şöhret bulan Akıncıların Reisi Mihaloğullarının
Ceddidir. Doğum tarihi bilinmeyen bu şahıs aslen rum’ dur. Rumca adı
Mihael Kosses ve yaşadığı Harmankayanın Rumca adı Piriminos dur.
Kendisi Bizans imparatorluğunun Türk hududu üzerinde bulunan
Harmankaya mevkiinin beyi idi. Köse- Mihal’ in bulunduğu bu kale bazı
kaynaklarda geçtiği gibi Uludağ’ ın eteğindeki Harmancık nahiyesi
taraflarında olmayıp, Bilecik ve Söğüt’ ün doğusunda Sakarya nehrinin
sağ yanında İnhisar ,Mihalgazi Nahiyelerinin arasında dağlık bir
yerdir. Eski haritalarda Gölpazar ve Gölhisar denilen kaza dahilinde
idi. (917- M..1511) Tarihli ve 116 numaralı tahrir defterinde
Mihaloğullarının Malikhane sureti ile Harmankaya mıntıkasına sahip
olduklarına yazar. Hatta Gazi Osman Bey’ in Köse – Mihal’ in teşviki
ile Sakarya nehri boyundaki Taraklı, Göynük, Mudurnu taraflarına akın
ederek dönüşte Harmankaya ya uğradıktan sonra Karacahisar’ a gelmiş
olması da Harmankapya mevkiinin Sakarya nehri civarında olduğunu
göstermektedir.
Köse- Mihal’ in ihtidasından önce isminin Mihail Kosses
veya Michel Kaaze şeklinde olduğu ve Müslüman olduktan sonra Mihalgazi
Abdullah diye anıldığı mufassal Osmanlı Tarihinde kaydedilmektedir.
Danişment
ise eserinde Köse – Mihal’ in Müslüman olduktan sonra Abdullah Mihal
adını aldığını Osmanlı hizmetine girmesi hakkında da Miladi
1304,1308,1310,1314 ve hatta 1324 tarihlerine de rivayet ediyor. Osman
Gazinin fetihlerinde bir çok mühim hizmetleri görülen bu zatın
hüviyetinde bir takım karanlık noktalar vardır. Mesela Edirne’deki
mezar kitabe göre 1435 tarihlerinde vefat ettiğini bu takdirde 1313
tarihinde Müslüman oluşundan tam yüzyirmiiki sene sonra vefat ettiğini
yüz yıl Osmangazi devrinde rol oynamış birinin iki asır kadar
yaşadıktan sonra ikinci Murat devrinde vefat etmiş olması mümkün
değildir. Fakat Edirnedekinden başka Sakarya üzerinde bir Mihalgazi
bulunduğundan bahsedilir. İşte bundan dolayı son tetkiklerden iki
Mihalgazi olduğu veyahut bir Köse- Mihal bir Mihalgazi olduğu kanat
getiriliyor.
Mihaloğulları Osmanlı İmparatorluğu akıncı teşkilatında vafe almış
sayılı ailelerden biridir. Menşei umumiyetle Osmangazi zamanında
Harmankaya Hakimi olup sonradan Osmanlılara itaat edip İslamiyet’i
kabul eden Köse – Mihal’ e bağlanır. İlk devirlere ait bilgilerin az
olması veya mevcut olmaması sebebi ile Mihaloğulları ailesi en eski
ceddinin Köse- Mihal bey veya Edirne’ de vefat eden 1436’ da vefat
eden Gazi Mihal bey hakkında bir zaman asır tereddüt hasıl olmuş ve
hatta bu ikisi aynı şahıs zannedilmiş ise de bugün son tetkiklerden ve
araştırmaların ışığı altında Köse- Mihal’ in bu ailenin en eski ceddi
, Edirne’ de yatan Gazi Mihal beyin ise onun torunu olduğu kabul
olunmaktadır.
1326 da Bursa’
nın fethinden bir müddet sonra ölen Köse- Mihal beyin oğullarından
hangisinin ilk Mihalla akıncı Kumandanı olduğu katiyetle söylenemez.
Esasen evlatları hakkında bir ihtilaf mevcut ise de Birince Beyazıt
devrine kadar yaşayan ve beklide Vize kalesini zapteden Mihaloğulları
diye sadece ailesiyle zikredilen Aziz bey adındaki oğlunun
kendisinden sondan irsen intikal sureti ile bunun oğlu Gazi Mihal bey
( Ölüm -1436) in ilk Mihallı akıncılar reisi sıfatı ile Rumeli fethine
katıldığı bilinmektedir.
Yine birinci
Beyazıt’ ın 1390’ daki bir beraatının gösterdiğine göre Birince Kosova
Muharebesinde ( 1389) yararlığı görülen ve Padişahın “ Al – Amir, il
- Kabir. Mal – Kul Guzat vel – Mücahidin ” diye görüldüğü Gazi Ali
bey adındaki diğer oğlu da herhalde Mihaloğulları ailesinin ilk akıncı
kumandanlarından idi.
Enverinin Şam’ dan
geldiğini söylediği Mihal beyi Köse- Mihal olarak kabul etmek mümkün
olursa bunun bir de Balta bey adında oğlu olduğunu ve onun da herhalde
bu akıncı kumandanlarından olduğunu düşünmek icabeder ki Balta beyin
oğlu İlyas’ ın Beyazıt Timur muhaberesinden Padişahın en yakın
muhafızı olması ve bunun da oğlu Mahmut’ un İhtiman da yerleşmiş
Mihallı akıncıları Kumandanı olması bu faraziyeyi kuvvetlendirecek
mahiyettedir.
Köse- Mihal’ in
yaşadığı yer ve şahsiyeti Tarih kitaplarında ne kadar karıştırılmış
olsa da gerçeği anlamak pek zor değildir. İl tarihçilerinden
bazılarının yaptığı hatalar yeni araştırmalarla giderilmiştir. Artık
Gazi Mihal ile Köse – Mihal’ in aynı şahıs olmadığı ve Gazi Mihal’ in
Köse- Mihal’ in torunu olduğu , Mihaloğullarının ceddinin Köse- Mihal
olduğu ve Şimdiki MİHALGAZİ İlçesinin yakınındaki Harmanköyde
yaşadığı bilinmektedir.
Osman Gazi İle
Köse Mihal arasında dosthane ilişkiyi ve Köse- Mihal’ in Müslüman
oluşunu kaynaklan çeşitle şekillerde vermişlerdir. Bu ilişkiyi Aşık
Paşa Zade şu cümlelerle ifada ediyor. Harman Kaya Beyi Köse Mihal
vardı, Osman Bey onunla gayet iyi arkadaşlık ederdi, hiç ber şey bu
dostluklarına bozamadı. Tarihçiler bu dostluğun başlangıcına dair
çeşitli söylentiler naklederler. Bunlardan Oruç Bey Osman Gazinin
Şeyh Edebalinin kızı ile evlendiğinin ertesi sabahı arkadaşları ile
ava çıktığını belirtiyor ve şu ifadeyi naklediyor. Rum tarafından bir
an bir toz belirdi tozun içinden bir süvari çıka geldi. Sonradan
anladık ki Kostantinin önemli adamlarından kafir beylerinden imiş.
Yanımıza gelip aranızda Osman adlı biri varmıdır? Dedi . Kelimeyi
şahadet getirip şöyle devam etti,- ya Osman Gazi rüyamda sizin
Peygamberiniz Muhammedi gördüm. Bana İslam telkin edip Kelimeyi
Şahadeti Fatiha’ yı ve İhlas suresini bile öğretti ve bana dedi ki:
Ya Abdullah kalk atına bin falan yerde bir gazi yiğit vardır. Adı
Osman dır Hak yoluna gazaya niyet etmiştir ana var , tabi ol . Ona
benim asıl adım Mihal’ dir . Hz. Peygamber benim adıma Abdullah koydu
de ve ona Osman’la gazaya bel bağla hatta senin tüm neslinde Allah
için savaşınlar alemde namlı kimselerden olsunlar da Hungurus
vilayetine varıncaya kadar İslam sancağını çekip İslam dininin
yüceltilmesi için uğraşınlar. Rüyamdan uyanınca İslam nurunu yüzümde
gördüm , diyen Köse Mihal Osman Gazi önünde Kelime – i Şahadet getirdi
ve Müslüman oldu. Şimdi zamanınızda Mihal oğulları kim varsa onun
neslindendir.
MİHALGAZİ( Gümele)
Gümele’ nin Kuruluşu:
Köse Mihal’ in
Müslüman olmasından sonra 1292 yılında Osman Gazi ile beraber
katıldıkları orta Sakarya ve Bolu seferinden sonra Osman Gazi
tarafından Orta Sakarya bugünkü (Karaağaç’ dan başlayan ve Gümele ‘
nin doğu tarafından uzanan vadi) Köse Mihale kılıç hakkı olarak
verilir. Seferin düzenlendiği sırada bu vadide hiçbir Türk köyü
yoktur. Sadece Rum köyleri vardır. Bu köylerin alınmasından sonra
Türkler hayvancılık için ideal olan yaylalara yerleşmeye başladılar.
Yaylaların yaz
için , vadinin de kış aylarında hayvanlar için ideal olması sebebiyle
göçebe Türkler yazın yaylada , kışın vadide yaşamaya başladılar.
Bugünkü Mihalgazi İlçesinin olduğu yere ilk Türk gümelerini kuran kayı
Türkleri aynı zamanda orta Sakarya vadisinde ilk Türk köyünü de kurmuş
oldular. Yayladan gümeye gidelim tabire zamanla “gümelere” gidelim
şekline ve daha sonra da “ gümeleye” gidelim şekline dönüşmüş . Bu
zamanla ilk TÜRK köyünün adının GÜMELE olmasına sebep olmuştur.
Gümele’nin kuruluşu 1300 – 1350 yılları arasındadır.
Gümelenin Mihalgazi’ lik
ünvanı alışı:
Vadideki en eski
yerleşim yeri olması sebebiyle en gelişmiş ve kalabalık olanı da
şüphesiz Gümele idi. Gümele’nin kuruluşundan sonra civardaki rum
köyleri bir bir dağılmış ve yerlerini Türk köyleri almıştır.
Kurtuluş savaşı
başladığı ve Yunan askerlerinin Eskişehir’ e kadar geldikleri zaman
Gümele’liler dillere destan olacak bir savunma örneği göstererek Yunan
kuvvetlerini geri püskürtmüşlerdir. Yunan kuvvetleri , Sakarya
nehrinin yanına kadar gelmelerine rağmen Gümele’lilerin savunmasına
geçememişler ve geri çekilmek mecburiyetinde kalmışlardır.Kurtuluş
savaşından sonra Mustafa Kemal Atatürk tarafından Gümele’ye ödül
olarak nahiyelik verilmiş , ayrıca nahiyelikle birlikte “ MİHALGAZİ”
lik ünvanı verilmiştir. (1925 ile 1928 yılları arası)
Bugünkü Mihalgazi :
Bugün Mihalgazi
İlçesi Orta Sakarya’ nın en gelişmiş yerlerinden biridir. Halk geçim
kaynağı olarak daha çok sebzecilikle uğraşır. Mihalgazi’ de bugün her
çeşit sebze ve meyve yetişmektedir. Mihalgazi Koza Tarım Satış
Kooperatifi Türkiye’nin en çok alım yapan üçüncü kooperatifidir.
Burada yetişen sebzelerin meyvelerin kendine has bir lezzeti vardır.
Kayısı, üzüm,ayva ve narı çok meşhurdur. Mihalgazi ‘ de deniz
seviyesinin 170. metre olması sebebiyle Mikro- Klima diye adlandırılan
bir iklim hüküm sürmektedir. Bu sebeple Mihalgazi ve orta Sakarya
vadisi kara İklimlerin ortasında adeta tabii bir sera görünümdedir. Bu
sayede her türlü sebze ve meyve üretimi yapılmaktadır.Seracılık
faaliyetleri yoğun bir şekilde devam etmektedir ve gelişmektedir.
Eskiden Mihalgazi’de
Orta Sakaryanın tek pazarı kurulur. Pazarın kurulduğu Perşembe günü
Mihalgazi çevreden gelen köylülerin akınına uğrayarak ufak bir şehir
görünümüne bürünürdü. Hala bu gün de Mihalgazi’ de pazar perşembe günü
kurulmaktadır.
Mihalgazide Köse Mihal’
i anma günü düzenleme çalışmaları yapılmakta olup, gelecek yıllarda
halk tarafından bu idealin gerçekleşmesi beklenmektedir. |